Gelişimsel Dil Bozukluğu

Gelişimsel Dil Bozukluğu (GDB) – Gelişimsel Disfazi

Otizm, özellikle ilk yıllarda, en çok, ileri derecedeki gelişimsel dil bozukluklarına benzemektedir. Dolayısı ile ayırıcı tanı olarak en çok bu alanda yanılgılar olur.

Konuşma ve işaret dili, bir eğitim gerekmeksizin, diğer kişilerin konuşmasını dinleyerek, her çocuk tarafından uygun yaşlarda öğrenilir. Eğer okul öncesi çağda bulunan çocukta yapısal, motor (ağız kaslarını çalıştırmada), duyusal bir sorun yoksa dilin çocuğun yaşına uygun olarak gelişmemesinde birkaç olasılık vardır:

  • İşitme kaybı
  • Zihinsel yetersizlik
  • Otizm
  • Gelişimsel konuşma bozukluğu (GDB). Buna ‘’özgül dil sorunları’’ da diyebiliriz.

GDB olan çocuklarda işitme normal, zekâları yeterli ve gerekli eğitimi almalarına karşın, dil yeterli gelişmemiştir.

Özellikleri: 

  • Aile öyküsünde dil bozuklukları olması
  • Erkek çocuklarda kızlardan daha fazla gözükmesi
  • Yaş ilerledikçe düzelme olması, ancak bazı belirtilerin kalması.

Belirtiler arasında: Özgül öğrenme güçlüğü ve imla bozuklukları.

Nöro psikolojik bozukluklar: 

a) Hızlı işitsel işlemlemede,

b) Ses bilimsel ayırt etmede,

c) Kelime çağırmada,

d) Sözel bellekte

e) Sözel anlamda görülür.

GDB olan çocuklarda dilin kazanılmamasında 2 tür neden vardır. 

1.Nörolojik-Beyindeki dili anlama (giriş) ile konuşma (çıkış) işlemlemesindeki bozukluklar.
2.Dilbilimsel (lenguistik)- bunu anlatabilmek için birkaç terimi tanımlayalım:

Fonoloji;  sesbilim. Konuşurken çıkarılan seslerin kodlamasını içerir.
Sentaks; sözdizimi. Kelimelerin cümle içinde sıralanışı, gramere uyması, sözcük eklerinin (çoğul, geçmiş vb.) doğru kullanılması. Gramer.
Semantik; anlambilim. Sözcüklerin anlamı ve cümle düzeyinde sözel mesajların anlam taşıması.
Leksikon; kişinin beynindeki kelime haznesi.
Pragmatik; dili iletişim amaçlı kullanabilmek. İki çeşidi var; 

1.Sözel pragmatik – karşısındaki ile konuşurken uyulması gereken kurallar. Konuyu açık seçik sunabilmek. Konuşmayı başlatıp, durdurabilmek.
2.Sözel olmayan pragmatik – konuşurken vücut, yüz ifadesi, mimiklerin kullanımı, bakışın yönünü çevirir. Buna ilişkin bir kavram daha vardır o da,

Prozodi; ses tonunun kullanımı. Bir cümleyi söylerken ses tonu ve tavrının, anlam bakımından farkı önemlidir. Daha önce belirtildiği üzere dil bilimi açısından otistiklerin en zayıf olduğu alan dilin pragmatik prozodisidir.

Rapin, otistiklerde, dil kullanımı (pragmatik) sentaks (gramer) ve sesbilim (fonoloji) bozukluğu olduğunu, buna ilişkin olarak, otistiklerde:

  • Sözel işitsel agnozi (işittiği kelimeleri tanıyamama).
  • Karışık algısal-anlatsal yetersizlik olduğunu;

Semantik (anlambilim) ve kurgusu açısından bozuklukta da:

  • Anlam-dil kullanımı
  • Leksical (kelime)-kurgu

 Bozuklukları olduğundan söz etmektedir. Bu sıralananlar açısından gelişimsel dil bozukluğu (disfazi) olan çocuklarda bozuk olabilir de olmayabilir de. 

 Rapin, sözel dil kullanımı açısından, otistiklerin sorunlarını şöyle sıralamaktadır: 

  • Konuşmaya başlamak ve bitirmek.
  • Sıraya uymak (bir kendi, bir de karşısındakinin konuşmasına fırsat tanımak).
  • Konuşulan konuyu devam ettirmek (başka konuya atlamamak).
  • Konu hakkında yeterli içeriği sunmak.
  • Prozodi(robot gibi mi konuşuyor yoksa ses tonunda inişler çıkışlar var mı? konusu).

 Yukarıda sıraladıklarımızdan görüleceği gibi otistiklerin yetersizliklerinin önemli bir bölümü dil ve iletişim konusundadır. Bu nedenle de otistik çocukların gelişimsel dil bozukluğu (disfazi) olan gurup çocuktan ayırt edilmesi oldukça güçtür. İkinci gruptaki çocuklardaki dil sorunları, otistik çocuklarda ki dil sorunlarıyla çoğu zaman aynıdır. Tek farkı, disfazi tanısı konan çocuklarda, bu sayılan sorunların bazen de olmayacağıdır. 

 

 

error: Emeğe Saygı!